Üye Ol
Bağış yap

Dönüşüm Hikayeleri : Nazlı Ceren Çağlar

 
 
 
 
 
 
 
 
 
Pandeminin ortasında, evde minicik, yeni doğmuş bebeğimle yapayalnız kalmıştım. İlk kez anne olmuştum ve tam da böyle bir dönemde ihtiyaç duyduğum güven veren sosyal ağ, pandemi nedeniyle kendi evlerine kapanmıştı.
Hayatla nasıl başa çıkacağımı gerçekten bilmiyordum. Bir gün Zeynep Hoca’nın “Bir sıfırdan büyüktür” gibi bir şey söylediğini duydum. O cümle bende bir şey değiştirdi. Elimden gelen zaten benim için en iyisi olacaktı.
 

Tam o sırada sosyal medyada Zeynep Aksoy’la meditasyon yapan insanları görmeye başladım. İlk kez meditasyona başlamışlardı ve bir şeyler değişiyordu. Bir hocayla ekran karşısında buluşarak, içinde bulundukları o zor dönemi hayatlarında bir ışığa çevirmeye başlamalarına inanamıyordum. Sonra ben de Zeynep Aksoy Reset platformuna dahil oldum ve nasıl olduğunu anlamadan benim dönüşüm yolculuğum başladı.
 
Özel sektörde okul öncesi öğretmeni olarak çalışıyor, bir yandan da küçük bir çocuğun anneliğini yapıyordum. Zamanım yoktu. Sürekli yorgundum. Sonradan fark edeceğim üzere, sinir sistemimin dengede olmaması da hayattan keyif almamın önüne geçiyordu. Platformdaki dersleri takip edebilmek için kendimle çok mücadele ettim. Yemek yaparken Zeynep Aksoy’un felsefe derslerini dinliyordum. Sabah meditasyon yapmaya çalışıyordum ama 20 dakika dolmadan bebeğim uyanıyordu. Nefes çalışması yaparken uyuyakalıyordum. Yoga yapmaya başlıyor ama seriyi hiçbir zaman tamamlayamıyordum. Bir yandan da içimden sürekli aynı şeyi söylüyordum: “Ben nasıl dönüşeceğim? Buna ayıracak zamanım bile yok.”
Sonra bir gün Zeynep Hoca’nın “Bir sıfırdan büyüktür” gibi bir şey söylediğini duydum. O cümle bende bir şey değiştirdi. Elimden gelen zaten benim için en iyisi olacaktı. Mükemmel bir pratik yapmam gerekmiyordu. Her gün uzun uzun meditasyon yapmam, bir yoga serisini baştan sona tamamlamam gerekmiyordu. Bazen sadece birkaç dakika yetiyordu. Ve zamanla asıl dönüşümün ne olduğunu anlamaya başladım. Bu sadece bedenin ya da zihnin dönüşümü değil. Benim için bu yolculuk, bedenimin ya da zihnimin dönüşümünden çok daha fazlasıydı. Bu, bir fabrika ayarı dönüşüm yolculuğuydu. Hem öğretmenliğim hem de anneliğim nedeniyle çocuklarla sürekli temas hâlindeyim. Kendi sinir sistemimi dengelemeyi öğrendikçe bunun çocuklara nasıl yansıdığını gözlemleme fırsatım oldu.
Çocuklara bir şeyler öğretmeye çalışıyoruz. Ama bir çocuğun sinir sistemi tehdit altında hissettiğinde bedeni onu korumaya geçiyor. Kaç ya da savaş hâlinden çıkıp öğrenmeye geçmek mümkün olmuyor. Bunu deneyimledikçe çok önemli bir şey fark ettim: Sinir sistemi bulaşıcı. Dengede olan bir yetişkin, bir çocuk için çok büyük bir hediye olabiliyor. Bunun tam tersi de mümkün. Bu farkındalık öğretmenliğime bakışımı da değiştirdi.
 
Öğretmenliğime taşan bir dönüşüm Reset platformu aracılığıyla katıldığım yoga hocalığı eğitimleri, okulda ders işleyişimi de dönüştürmeye devam ediyor. Öğrencinin derse katılması için davetkâr bir alan açmak… Koşulsuz kabul…Kendi egomun dışından, daha saf bir sevgiyle öğrencilerime yaklaşabilmek…Bunların hepsini yoga hocalığı eğitimlerinden alıp sınıfıma, küçük çocuklarla kurduğum ilişkiye taşıyabiliyorum. Benim için anneliğim, öğretmenliğim, yoga ve mindfulness pratiğim birbirinden ayrı yollar değil artık. Hepsi birbirine dokunuyor.
Hayatının bir alanında öğrendiğin bir şeyin, fark etmeden başka bir alanına da sızması bu platform ile dönüştüğümün bir göstergesi.  Ben meditasyona, nefese ya da yogaya hayatımdaki her şeyi değiştirmek için başlamadım. Hatta başlangıçta bunlara ayıracak zamanım bile yoktu. Sadece o gün, elimden gelen küçücük şeyi yapmaya çalıştım.
Sonra bir gün geriye dönüp baktığımda, o küçücük şeylerin hayatımın her yerine yayıldığını gördüm.
Çünkü bir sıfırdan büyüktü. 
 
Nazlı Ceren Çağlar