Giriş yap
Üye ol

Yoga mı yapıyoruz?

Mar 31, 2022
Fotoğraf kaynak: The Yoga Body - The Origins of Modern Posture Practice, 2010

Merhaba,

Mark Singleton, Hatha Yoga Project’in bir parçası olarak SOAS Üniversitesi'nde poz odaklı yoga pratiklerinin orijinal kaynaklarını araştırarak The Yoga Body - The Origins of Modern Posture Practice kitabını yazdı. Bu kitapta, modern yoga okulların iddialarının aksine, Hindistan’da poz pratiklerinin hiçbir zaman yoganın merkezinde olmadığı tanımlanıyor. 

Orta Çağ’da Tantra etkileriyle ortaya çıkan Hatha Yoga’da bile, asıl amaç fiziksel beceri değil zihin kontrolüdür. Singleton, bugün popüler olarak uygulandığı şekliyle yogayı modern Hint milliyetçiliğine ve Avrupa vücut geliştirmenin manevi özlemlerine ile 20. yüzyılın başlarında Avrupa ve Amerika'daki jimnastik hareketlerine daha fazla borçlu olduğumuzu, detaylar ve kaynaklarını vererek açıklıyor. 

 İlk Hatha Yoga (hareket yogası içeren) metinleri: 

  • Goraksa Sataka (Goraksa’nın metni)
  • Şiva Samhita (15. yy) 
  • Hathayogapradipika (15-16. yy)
  • Hatharatnavali (17. yy)
  • Gheranda Samhita (17.-18. yy) ve 
  • Jogapradipika (18. yy)’dir 

Hatha Yoga, bedeni çürümeyen bir araç haline getirmeyi hedefler. Bedeni çamur gibi “pişiren” Hatha Yogiler, arınırlar. Pratikleri arasında Dhauti (ip yutup çıkarmak), Bası (lavman), Neti (burun kanallarını temizleme), Trataka (muma bakma), nakli karın egzersizi ve Kapalabatti nefes tekniği vardır. Asana kelimesi Hathayogapradipika’da hastalıktan uzak ve hafif beden için kullanılır ve 15 kadar asana tarif edilir. 

 1800’lerin sonuna doğru Avrupa’da cambazlık ve fitness trend olmaya başlar. Poz pratikleri, Hindistan ve Batı fiziksel egzersiz kültürlerinin karşılaşması ile yeni bir dinamik kazanır. Avrupa jimnastik kültürü, İngilizlerin hegemonyası altında olan Hindistan’na da yayılır. 

 Hintliler, miraslarını korumak üzere, ‘asana’ terimini Avrupa’dan gelen jimnastik ile birleştirir. Hindistan’da İngilizlerin yönetimi altında olan Hint erkeği, fiziksel olarak daha becerikli olmaya niyetlenir. Yaygınlaşan Darwin’in evrim teorisinin yarattığı değişen psikolojilerin içerisinde, sağlık ve fitness programları ortaya çıkmaya başlar. 

 Batı’da, 1800’lerin sonunda gelişmeye başlayan kişisel irade ile bedeni kontrol etme fikirleri, bu yoga metotlarını etkiler. Yoga, bu gelişmelerin içerisinde, Avrupa ve Amerika’da gelişen Yeni Fiziksel Kültürün, Doğu’daki biçimi haline gelir. “Batı'da, şu anda Amerika ve Avrupa'da öğretilen belirli 'hatha yoga' türlerinden neredeyse ayırt edilemeyen uygulama biçimlerini ve modlarını içeren sağlam bir şekilde kurulmuş egzersiz gelenekleri vardı.”

 Krishnamacharya’nın sahneye girmesi ve onun öğrencileri Pattabhi Jois ve BKS Iyengar ile geliştirilen binden fazla “asana”, fotoğrafın baskı maliyetlerinin de ucuzladığı döneme denk gelir. Poz pratikleri, fotoğraf sayesinde Batı’ya ulaşır. Ve işte bu sayede, Modern Yoga Bedeni belirmeye başlar. Tüm bunlar, Hint rönesansı ve dünyanın fiziksel egzersiz kültürünün gelişmesine denk gelir.*

Ünlü Avrupalı cambazın resimlerine nerdeyse birebir benzeyen, daha sonradan çıkan Iyengar'ın resimlerinde, Avrupa'daki trendlerin 'asana' kültürü ile birleştiği gözlemlenebilir. (Kaynak: The Yoga Body - The Origins of Modern Posture Practice, 2010)

Krishnamacharya, Karnataka’daki Maharaj tarafından eski Hint mirasını canlandırma çabaları içerisinde, yogayı canlandırma görevinde çalışıyordu. Kayıtlara göre fiziksel beceride başarı, jimnastik, askeri eğitimler, Batı sporları ve oyunları hep çok önemliydi. Kavramsal olarak asana ve egzersizi bir araya getirmek sadece Jaganmohan Sarayı’nda değil, tüm Mysora bölgesinde popülerleşti. 

Krishnamacharya’nın öğrencilerinden biri TRS Sharma, hocası Krishnamacharya hakkında şunları söyler: “Krishnamacharya, öğrencilerine her zaman yenilikle gidiyordu. Bazı öğrencilerinin bunları kolayca yapabildiğini gördüğünde, duruşların varyasyonlarını türetiyordu. ‘Bunu dene, bunu buraya ve bunu buraya koyarak' gibi. Hep icat ediyor ve yenilik yapıyordu. Krishnamacahrya hiçbir zaman belirli bir poz sıralamasını vurgulamadı, onun için düzeni gözlemlemenin kutsal bir tarafı yoktu. Bana 'Olabildiğince çok pozu pratik et!’ derdi.”

Bu sırada yogayı tekrar Hint insanına kazandırmak üzere bir sürü gösteri şeklinde yoga pozları performansları yapılıyordu. Pozları ardarda zincirlemenin nedeni bu “vinyasamsı gösteriler” olabilir. Krishnamacharya, insanlara yogayı öğretebilmek için ilk olarak onların dikkatini çekmek zorunda olduğunu hissediyordu. Öğrencisi Desai diyor ki, “Krishnamacahrya, otuzlu ve kırklı yıllarda, yoganın ve yogaya olan ilginin düşük seviyede olduğunu hissettiğinde, insanlarda biraz coşku ve inanç yaratmak istedi ve bu noktada insanların dikkatini çekmek için biraz bu tür sirk çalışması yaptı.”

Sirk gösterilerine benzeyen yoga poz gösterileri 1900'lerin başında, yogayı yaygınlaştırma amacı ile başladı. (Kaynak: The Yoga Body - The Origins of Modern Posture Practice, 2010)


Bazı yoga’lar soylarını birkaç nesil geriye bağlasalar da günümüzdeki yoga, Hindistan’da uygulanan orijinal yoga’lardan çok uzak. 


Krişnamaçarya’nın oğlu, Desikaçar, babasının efsanesinden bahsederken, yoganın bireye uyumlanması gerektiğini ve topluma hizmet etmesi gerektiğinden bahseder. Kişi, yoga tarzına hizmet etmektense, yoga kişiye hizmet etmeli.**

Günümüzün farklı yogaları, günümüzdeki ihtiyaçlara farklı biçimlerde hizmet eder. Bazı yoga tarzları daha meditasyon, bazıları daha fitness odaklı olarak genel bir ayırım yapabiliriz. Meditasyon odaklı olan içe dönmeyi, yavaş ve nefes odaklı olmayı önerirken, fitness odaklı olanlar, kişinin beden pozisyonlarını uygulama becerisini vurgular. 

Umarım bu bilgileri, sizin pozlara daha araştırmacı bir yaklaşımla bakmanızı sağlar.

Sevgiler,
Zeynep

 

Referanslar:
* The Yoga Body - The Origins of Modern Posture Practice, 2010
** Yoga Unveiled